Mart kapımı çaldığında…

İnsan bu hayatta neyi istediğini en iyi hayallerde buluyor. Gözlerini yumup, o an olmak istediğin yeri, yanında görmek istediğin insanları, kalbini durduracak heyecanı sana yaşatacak şeyi hayal ettiğinde, anlıyorsun aslında nerede, nasıl bir insan olarak bulunmak istediğini.

Çok uzun bir zamandır, denizin ortasında sallanan, geceleri deniz tutsa da aldırış etmemeye çalışan, teknesine sahip çıkmak isteyen, ama fırtınalarda çekeceği bir liman bulmayı başaramamış bir kaptandım. Son bir hayal, beni kendime getirmeye başladı.

Aradığım limanı, aradığımı sanıyordum… Oysa anladım ki insan en kolay ve en çok kendini kandırıyor bu hayatta. Şimdi, bulutların dağılmaya başladığı, açık bir gökyüzüne kavuştuğum bu günlerde, daha bir hevesliyim limanımı bulmaya.

Belki de sonunun ne olacağını çok fazla düşündüğümden bunca zamandır sallantıdaydım…

Bu gece anladım ki, gerçek sandıklarımızın gerçekle hiçbir ilgisi olmayabilir, hayalden öteye geçemez sandıklarımız ise sandığımızdan çok daha yakın olabilirler gerçeğe.

Bence önemli olan, çok uzun uzadıya tasarlamaya çalışmadan hayatı, kendini, kendini kendin gibi hissettiğin anlara bırakabilmek. Ve kısa vadeli planlarını en iyi şekilde gerçekleştirmeye çalışmak. Zaten tüm sıkıntı uzun vadeli planlamalar yapmaya çalıştığımızda ortaya çıkıyor. Hayat bu! Ne zaman ne olacağı, nelerin ne şekil alacağı o kadar belirsiz ki… Kendini 10 yıllık bir planın kalıbına sığdırmaya çalışmak, derede akıntıya ters yüzmeyi denemekten farksız.

O zaman bugün beni ne mutlu ediyorsa, bu yıl sonunda, 2010’u 2011’e bağlayacak gecede durup düşündüğümde, neyi yapmış olmak beni tatmin edecekse, ben bu sene onun peşinden koşmalıyım. Ve yorulduğumda dinlenmeli, sıkıldığımda eğlenmeli, arkadaşlarımı gözümün önünden ayırmamalı, ailemle bolca zaman geçirmeli, daha çok gülmeli, daha az kasılmalı, daha ben olmalı, daha sağlıklı yaşamalı, ve en önemlisi, kendimi daha fazla önemsemeliyim.

İşte geç kalmış bir yeni yıl çözümlemesi…

Yazar: Şeyma Çavuşoğlu

Şeyma, Notre Dame de Sion Lisesi’ni bitirdikten sonra, Koç Üniversitesi’nde psikoloji okudu. Ardından La Salle Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji alanında yüksek lisansını tamamladı. Bir süre psikoterapi, eğitim ve grup çalışmaları yaptıktan sonra, akademik dünyaya geri dönmeye karar verdi. Şu an Lesley Üniversitesi’nde Yaratıcı Sanat Psikoterapileri alanında doktora programında tez aşamasında, equanimity (eşgörü) deneyiminin sanat ile ifadesini araştırıyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s