Durulmak

Anladığım ve sahiplendiğim gerçeği kaybetmekten korkuyorum. Adını koyamadığım duyguların peşinden sürüklenirken, algıladıklarımı hissedememekten korkuyorum. Bu hayatta ne ekersen onu biçiyorsun. Sere serpe uzanmışken koltukta, yudumlarken şarabını, aslında hiçte içinde olmak istemediğin bir hayatta buluveriyorsun kendini…

Uzun zamandır düşünüyorum nereden başlamak gerektiğini… Ama sonunda vardığım nokta, zorlamayla hiçbir şeyin olamayacağı…

Attığın her adımda bir şeyler kanıtlama çabasındaysan eğer, akıp gidemiyorsun hayatın içinde. Sonucunu bilmediğin denklemlere kafa yordukça, en kolay bilmecelerin cevaplarını bile bulamaz oluyorsun.

İnsanlar binlerce yıl düşünüp durmuşlar, aynı soruları sormuşlar bıkıp usanmadan… Bugün farklı olan ne ki bugün düşünen biri bulabilsin aradığını…

Yine de zorluyorum kendimi… Ulaşacağım bir yer varmış ve ben buna yürekten inanıyormuşum gibi bakınıyorum etrafıma.

Aslında özlediğim kendim…

Evvel zaman içinde hiç inanmazdım kendime, güvenmezdim, hep zorlama mutlulukları içimde hissetmeye çalışırdım. Ne zaman kabullendim kendimi, ne zaman sevebildim kendimi, o zaman anladım mutluluğun nasıl bir his olduğunu.

O kadar çok istiyorum ki bunu birilerine anlatabilmeyi… Her şeyin aslında bizde başladığını, kendimizi çözemeden hiçbir yere varamayacağımızı ve kendimizi sevmeden huzur bulamayacağımızı…

Ama bazı günler unutuyorum kim olduğumu… Unutuyorum içimde bulduğum gücü ve kendimi sevmenin keyfini…

İnsan kendini seviyorsa eğer, kendine inanıyorsa, o kadar etkilenmiyor etrafında kopan fırtınalardan. Ve her fırtınanın kaynağında kendini sevmeyi bilmeyen birinin çaresizliğinin yattığını fark ediyor…

Ben “ben”i bulmuşken, kaybetmek istemiyorum. Hayatımın bu döneminde, bulduğum ve sevdiğim “ben”i kaybetmemeye uğraşıyorum.

Yıllarca süren özgüvensizlik halinden sıkılmış, suçlayacak insan listesini sırayla, tek tek öfkelenerek, biraz da ağlayarak tüketmiş birinin çabasıyla deniyorum yılmadan…

Ben artık kimseye kızmak istemiyorum… Ben artık sevdiğimi sadece sevdiğim için sevdiğimi bilmek, bundan emin olmak ve kararlı adımlarla yukarıya doğru tırmanmak istiyorum hayat merdiveninde…

Öyle yoruldum ki kafamı kurcalayan sorularla boğuşmaktan… Ben artık durulmak istiyorum…

Yazar: Şeyma Çavuşoğlu

Şeyma, Notre Dame de Sion Lisesi’ni bitirdikten sonra, Koç Üniversitesi’nde psikoloji okudu. Ardından La Salle Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji alanında yüksek lisansını tamamladı. Bir süre psikoterapi, eğitim ve grup çalışmaları yaptıktan sonra, akademik dünyaya geri dönmeye karar verdi. Şu an Lesley Üniversitesi’nde Yaratıcı Sanat Psikoterapileri alanında doktora programında tez aşamasında, equanimity (eşgörü) deneyiminin sanat ile ifadesini araştırıyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s