Tek İhtiyacım Bir Damla Umut

Hayatta seçim yapmak bu kadar zor olmamalı. Karara vardırılması gereken bu kadar çok seçim varken, süreci kolaylaştıracak ve hızlandıracak bir yan-ürün olmalı. İnsan neyi gerçekten istediğini nasıl bilir?

Aklıma takılanları bir kenara bırakabilsem, derin bir nefes alsam, gözlerimi yumup, hayallerimin sınırlarını kaldırsam, ne çıkardı acaba?

Aslında özgür olmak kolay değil bence. Denemeleri yarı yolda bırakan, beni peşinden sürükleyen bunca geçmiş yaşanmışlıkları arkamda bırakıp ilerlemek hiç kolay değil. Ama tekrarlara yer yok benim hikayemde. Yazının başından beri, dönüp dolaşıp her cümleme giren kelimelerdeki anlamsızlığa zamanım yok benim. Yapmak istediğim çok şey var ve anlamak istediğim yenilikler… Her şeyin bende başladığı ve bende bittiği bir dünya var aklımda. Sevmek istediğim insanlar var… Ve etkilendiklerim. Beni derinden yaralayan acılar var her yerde ve bana umut veren iyilikler, yeni başlangıçlar, şevkle atılmış adımlar. Her şey ne tamamen çok kötü ne de tamamen pürüzsüz ve berrak… Su gibi hayatta. Bir parça çamurla anında bulanıklaşabiliyor… Ve bir arıtma işlemiyle yeniden eski neşesine kavuşabiliyor. Ben suyun her halini kucaklamakta buldum mutluluğu… Ve suyu olduğu gibi kabullenemeyen şikayetçilerden uzak durmakta.

En yakınlarım bile bazen yabancı kalıyor bana. Anlatmak istediklerimi dinleyen yabancılarsa bir anda yakınım olabiliyorlar.

Ben, asıl seçimin kim olman gerektiğiyle kim olduğun arasında yapıldığına inananlardanım. Ve etrafımda kim olmam gerektiğini bana sürekli hatırlatanlara kapılmadan, kendi eksenimde kim olduğumu bulabileceğimi savunanlardanım. Nereye varacağından emin olamadığım bir yazıyı yazmaya çabalayanlardanım. Ama benim gibi, yazımın da akışına bıraktığımda kendini bulacağını biliyorum. Bence, gereken biraz ilham, biraz cesaret, biraz da umut…

Düşünmekten vazgeçersem, yaşamaktan da vazgeçmiş olurum. Üretmek, yeri geldiğinde saçmalamak, anlamsız görünen onlarca cümlenin arasında saklanmış anlamı bulmak bu işi keyifli kılan şey… Ve ben ne demek istediğimi bulana kadar buna devam etmeye kararlıyım. Çünkü inanıyorum… Her şeyin göründüğü kadar boş olamayacağına ve her siyah karenin içinde özenle bakıldığında beyaz bir leke görüleceğine…

Hepimiz bir yerlere varacağız bu hayatta. Çırpınarak, yeri geldiğinde şansımızı zorlayarak, biraz da akışına bırakarak. Ama en önemlisi olacağına inanarak…

Yazar: Şeyma Çavuşoğlu

Şeyma, Notre Dame de Sion Lisesi’ni bitirdikten sonra, Koç Üniversitesi’nde psikoloji okudu. Ardından La Salle Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji alanında yüksek lisansını tamamladı. Bir süre psikoterapi, eğitim ve grup çalışmaları yaptıktan sonra, akademik dünyaya geri dönmeye karar verdi. Şu an Lesley Üniversitesi’nde Yaratıcı Sanat Psikoterapileri alanında doktora programında tez aşamasında, equanimity (eşgörü) deneyiminin sanat ile ifadesini araştırıyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s