Hayaller ve Gerçek

Hayallerinin gerçekleştiğini nasıl anlarsın?

Çocukluğumdan beri bana dayatılan bir inanç vardı… Öyle bir kestirme yol bulmalıydım ki; 10 yılı 10 günde yaşamalı ve hızla hayat basamaklarını tırmanmalıydım. Bunun için inanın çok çabaladım. Yalvardım yaşama, bana pek çok şeyi zamanımdan önce sunsun diye… Günler haftaları, haftalar ayları, aylar yılları kovaladı. Sonunda öyle bir noktaya geldim ki; kendimi olamayacağım bir yere sürüklerken kaybettiğimi fark ettim. Ve durdum… Uzunca bir süre, suyun yüzeyinde kalıp yaşamıma devam etmek adına attığım mecburi kulaçların dışında, hareketsiz kalakaldım. Sonra, içimde bir şeyler kıpırdamaya başladı. Adım atmaktan hala korksam da, artık yolu karşıma alabilir oldum.

Yeniden ayağa kalkma sürecinde en büyük yardımcım kendimden vazgeçmemek oldu. Böylece, hayallerimde var ettiğim gerçeklerimi gerçekten nasıl var edebileceğimi düşünür oldum. Kendime yakın gelen ve kolay atabileceğime inandığım bir kaç adım attım. Zamanla yolu yabancılamadığı keşfettim. Böylece daha güvende hissettim.

Biraz da böyle geçti zaman. Neredeyim, ne yapıyorum, hazır mıyım derken büyük bir ışık yandı zihnimde ama daha çok kalbimde. Bu yol benim. Yürümeye çabaladığım, nasıl yaparım dediğim aslında kendim olmak. Kendimi sevmeyi öğrenemediğimden, bir türlü sahiplenememişim varlığımı.

Şimdi vardığım noktada, kendim olurken, korkunç bir kıtlıktan çıkmışım gibi hissediyorum. Kana kana içmek istiyorum bu hazzı. Başkalarından beklediğim ne varsa aslında bana çok daha yakın birinden, annemden beklediğimi ve bu beklentimi annem dahil hiç kimsenin karşılayamayacağını anladım. Aslında içimdeki açlığı doyurabilecek tek kişi benim. Neye ihtiyacım varsa, karşılığı ancak benden gelebilir.

Hediye vermek

Eğer ihtiyacım sevgi ve güvense, bunu da ancak ben kendime verebilirim. Bir anda değil elbette. Kendini sevmek ve kendine güvenmek upuzun ve hiç bitmeyecek bir yolculuk. Ama en azından içinde olduğum anda ne kadar verebilirsem, bunun da işimi göreceğini anladım.

Kendimden beklentilerimi gerçeklerimle karşılaştırmak bana iyi geldi. Hep beklediğim onay ve hep korktuğum eleştirilerden kaçmak zorunda olmadığımı daha iyi anladım. Teorik olarak hakim olduğum bu bilgiyi yaşantımda da hissettim. Deneyimlemekten daha öğretici bir şey olamaz. Ben de yaşayarak öğrendim. Bu yazıyı yazmak bugünün ajandasındaymış. Ve ben bunu ancak şu an bu kelimeleri dizip cümleleri sonlandırdıkça görebiliyorum. Bundan haftalar, aylar, yıllar önce bunu bilmemin imkanı yoktu. Uzun lafın kısası, ben çabaladıkça ve aynı anda da akışına bırakmayı başardıkça, olacak olan zaten olacağı anda oluyor.

Yazar: Şeyma Çavuşoğlu

Şeyma, Notre Dame de Sion Lisesi’ni bitirdikten sonra, Koç Üniversitesi’nde psikoloji okudu. Ardından La Salle Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji alanında yüksek lisansını tamamladı. Bir süre psikoterapi, eğitim ve grup çalışmaları yaptıktan sonra, akademik dünyaya geri dönmeye karar verdi. Şu an Lesley Üniversitesi’nde Yaratıcı Sanat Psikoterapileri alanında doktora programında tez aşamasında, equanimity (eşgörü) deneyiminin sanat ile ifadesini araştırıyor.

“Hayaller ve Gerçek” için 3 yorum

  1. Yazınızı sevinerek okudum, saygılar. tebrik ederim.
    Yazınıza bende bir katkı yapmak istiyorum,

    Umutsuzluğa değinmek istiyorum biraz, umutsuzluk genelde beklentiler gerçekleşmediği zaman ortaya çıkan bir yok olma duygusu, insanların bir çoğu beklentilerini oluştururken kendi dışındaki bir çok değişkeni dikkate almadan kendi arzularına ve isteklerine göre geleçek zamanı şekillendirmeye kalkıyor, adeta ‘zamanı hapsetmeye’ kalkıyor -şu olursa şu olur-, olaylar zaman içinde değişiyor, kişiler zaman içinde değişiyor (birçok anne ve baba yeni doğmuş çoçukları hakkında bile geleçek ile ilgili bir çok beklentiye giriyor, bir insan üzerinde beklentiye girmek kadar saçma bir şey olamaz bence) ve bizim dışımızda gelişen bir çok olayıda kontrol altına almaya çalışıyoruz, böyle beklenti oluşturulduğunda genelde beklentiler gerçekleşmiyor ve sonucunda umutsuzluk yaşanmakta, umutsuzluk geleçek ile ilgili kaygılar yaşamamıza neden olmaktadır. İstediğimiz, arzuladığımız, gerçekleştirmek istediğimiz bir durum karşısında, elimizden geleni yapmak, yani elimizdeki verilerle hareket etmesini öğrenmek gerek, sonuclar benim eylemim ve bir çok etkenin meydana gelmesi sonuçu oluşur genelde, ben benim eylemimle ilgilinmeyi öğrenmem gerek diyorum kendime

    Sevgi ve güvenin insanın kendinde başladığına inanıyorum, insanın insanca yaşamasıyla ilgili sevgi, tabi bu kadarı yeterli değil.
    aşağıdaki linkten sevgi üzerime düşüncelerim okunabilir.
    http://durankisiselyazilar.blogspot.com/2012/11/sevgi-uzerine-dusuncelerim.html

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s